SSS
at

click on image for info
Move to Trash
UZAKYAKIN Tepkime Aralığı
7-20.05.2010
H.Ü. Ankara Devlet Konservatuarı Beşevler – Ankara
Açılış: 07.05.2010 18:30
Rulers and Rhythm Studies
at
A FORUM ON CULTURAL PRACTICES
Exhibitions, Lectures, Panels, Performance, Dance, Theatre, Music, Film, Video, Publications
Beirut, April 21 – May 1, 2010
above, installation
below, sketch
Sky ornamentation with 3 sounding dots and anti-pigeon net
Site specific installation
Courtesy of the artist
Commissioned by Thyssen-Bornemisza Art Contemporary, Vienna and Vehbi Koç Foundation, Istanbul
Presentation by Gudrun Ankele:
Cevdet Erek’s commissioned installation in the courtyard of the baroque Palais Erdödy-Fürstenberg in Vienna combines sound and architecture as to means of organizing space as well as of decoration. One reference for his work is Adolf Loos’s notorious essay “Ornament and Crime” (1908), in which he explored the idea that the progress of culture is associated with the deletion of ornament from everyday objects and architecture. The clear grid of the net floating above the small courtyard is being combined with three white squares, which contain extremely flat loudspeakers. This material ornamentation is being punctuated by a 3-channel sound piece titled 3, which is structured by basic variations on a ¾ beat. Each of the directional speakers thus produces an immaterial soundspace of its own, which overlaps at its edges with the following one. By walking through the courtyard, the audience can experience an ever-changing, progressing space that combines visual and auditive levels of the sensible, striped bare of all referential signs. Sky ornamentation with 3 sounding dots and antipigeon net is using the presence of music and the materiality of the pigeon net to produce an aesthetic experience which can be understood as an (ironic) experiment in non-referential, non-representational beauty.
Cevdet Erek, 1974 born in Istanbul, lives and works in Istanbul
at
Nowiswere Issue 6 is out.
In this issue:
/Maze/ by Fatos Ustek; /Zero Panorama/ by* *Maartje Fliervoet; /Notes
On Dashed Lines/// /(In Their Relative Importance)/ by Manuel Singer;
/After Talk/ by Manuela Zechner;* */Nature Morte – The Cycle/// /The
Autobiographical Show/ by Tatia Skhirtladze; /The Time Between the
Two: Simon Popes A Common Third/// Danielle Arnaud, London by Lisa
Skuret;* *Psycho Studies by Daniela Paes Leão;* *Old Ideas – Museum
für Gegenwartskunst Basel Curated by Silberkuppe by Adeena Mey;
DeLorean dream back to life in a gallery /Sean Lynch, DeLorean:
Progress ReportKevin Kavanagh Gallery, Dublin by/ Rana Ozturk;
/Mirror Montage/ by Eline McGeorge.
Cover is commissioned by Cevdet Erek, cover layout design by Veronika
Hauer.
Please visit the website www.nowiswere.com to collect your issue.
Michael C. Vazquez interviews Cevdet Erek. “Noise Education” through Nekropsi, TRT, duplication, imitation, important moments etc.
BIDOUN ISSUE 19, ART AND CULTURE FROM THE MIDDLE EAST
SSS, Shore Scene Soundtrack
Reading and performance by Cevdet Erek
16:15, 6 December 2009
via ArtistBook International
Bibliothèque Kandinsky at Centre Pompidou, Paris
event link
KONTROLLÜ HIZDA HAYALETLİ YOL
HAUNTED PATH AT CONTROLLED SPEED
Karaköy’e doğru
hayaletleri duyacaksın;
sakın şaşırma.
Towards Karaköy
you will hear ghosts,
don’t be surprised.
9-12.09.2009 Istanbul
click here for info
From 21 augustus to 8 november, Museum De Paviljoens shows Unknown Territory 2009: a cabinet of art with objects, visions and observations. Unknown Territory 2009 is a plea for parallel and interdisciplinary approaches of architectural environment. With work by: Annesas Appel, Gwenneth Boelens, Nickel van Duijvenboden, Hala Elkoussy, Cevdet Erek, Anne Holtrop, Yasmijn Karhof, Marijn van Kreij, Vincent Meessen, and Sarah van Sonsbeeck

Saturday, August 1, 5pm: Independence Month, a presentation by Cevdet Erek
a part of
(check the previous entry for info on the program)
at
Artists Space
38 Greene Street, 3rd Floor
New York, NY 10013

Cevdet Erek SWSAIR
Hüseyin Bahri Alptekin, Can Altay, Burt Barr, Daniel Bozhkov, Celine Condorelli, Jeremiah Day, Cevdet Erek, Corey McCorkle, Christodoulos Panayiotou, Wael Shawky, and the invited (cordially uninvited) curated by Krist Gruijthuijsen with Ben Kinmont, Lisa Oppenheim, Adam Pendleton, Julika Rudelius, Alexandre Singh and Jordan Wolfson
Reception: Tuesday, July 7,2009, 7-9pm (Performance by Jeremiah Day at 7:30pm)
Artists Space
38 Greene Street Fl 3
New York, NY 100131
+1.212.226.3970
Tuesday > Saturday, 12:00 – 18:00
(only Turkish version)
Ses-İmge-Zaman Arasındaki Koridorlarda / Cevdet Erek’in Çalışmaları Üzerine
Yazan: NECMİ SÖNMEZ
Sanat Dünyamız, Üç aylık kültür ve sanat dergisi, Sayı: 111, Yaz 2009, ISSN 1300-2740
Hem Türkiye’de hem de yurtdışında 2001’den itibaren gerçekleştirdiği çalışmalarla dikkati çeken Cevdet Erek hiç kuşkusuz genç kuşak sanatçılar arasında ayrıcalıklı bir yere sahip. Erek, farklı deneylere girip „izi kolay sürülmeyen“ konular, olgular üzerine yoğunlaşarak, değişik disiplinlerin (video, ses, performance, yerleştirme, mimari, desen) birleştiği noktalarda „şiirsel, soyutlayıcı“ işler üretiyor. Sanatçının bir anlamda 2000’li yıllardan beri sürdürdüğü araştırmalarının toplu sunumu olarak değerlendirilebilecek bir multi-media yerleştirmesi (installation), Galerie Akıncı’nın standında 44. Art Cologne Sanat Fuarı’nda yer alan Open Space alanında Nisan ayında gösterildi.

Erek’in „A Few Retrospectives in Open Space“ başlığı altında sunulan yerleştirmesi, kalın bir duvarın ön, arka, yan yüzüne yerleştirilmiş, desen, obje, kitap gibi nesnelerin yanı sıra video, ses teknikleriyle de güçlendirilmiş olan bütünlükten oluşuyordu. Duvarın ön ve arka tarafında yerin yeşile boyanmış olması da sanat fuarının „curcunalı“ ortamı içinde bile sanatçının işini sunarken göstermiş olduğu titizliğin belirtisiydi. Bu noktada belirtilmesi gereken olgu, Erek’in bu titiz tavrıyla pek uyuşmayan bir sergi geçmişinin olduğudur. Çağdaş Türk Sanatı’nı gösterme adına son on yıl içinde kotarılan tüm vasat, sorunlu sergilerde (ZKM, Karlsruhe, IfA Stuttgart, Berlin son olarak Palais des Beaux Arts de Lille) işlerini gösteren Erek, belki de üzerinde detaylı olarak durulması gereken bir kesişme noktasında duruyor. Genç sanatçı tanımlası otuz beş yaşın sonunda biter, farklı bir süreç başlar; Kavramsallaşma, tavırların keskinleşme, sergi katılımlarının profesyonelleşme zorunluluğu. Türkiye’de birçok genç sanatçının bu süreci ne yazık ki, kendisini yeterince hazırlayamadığı için aşamadığını görüyoruz. Bu elbette sadece genç sanatçıların değil, kelimenin tam anlamıyla aşiret sistemiyle çalışan güncel sanat ortamının sorunlarından biridir. Cevdet Erek’in kesişme noktasındaki konumunu ilginç kılan, onun mimarlık eğitimi almasının yanı sıra, izi kolay sürülemeyen izleklerle ilerleyen süprizli bir yapısının olması. Erek tuhaf şekilde birbirine eklemlenen, birbiriyle ilişki içinde olan diziler üreterek bunları kronolojik olmayan biçimde yan yana getirmekten hoşlanıyor. Dolayısıyla onun çalışmalarını bir çırpıda tanımlama, yorumlama, belli kategorilere indirgemek mümkün gözükmüyor. Sanatçının Art Cologne’daki yerleştirmesi, bu özelliğin altını çizmekle kalmayıp, izleyiciye fazla ipucu vermeyen bir yoğunluğa sahipti.
Bu yerleştirme birbiriyle ilişki içindeki yedi parçadan oluşuyordu. Bunlardan ilki „Father’s Time“ isimli desendi.. Erek babasına bir kağıdın üzerine onun hayatındaki önemli tarihleri yazmasını istemişti. Babasının hazırladığı desen/diyagramdan yola çıkarak, burada belirtilen zaman aralıklarını elleriyle bir tahtanın üzerine vurarak „ritimleştiren“ sanatçı böylece „Studio“ isimini verdiği video çalışmasını oluşturmuştu.. Köln’de desen, video çalışmasının yanınında yer alan küçük bir cetvel ise „Ruler 1“ olarak yerleştirmede yerini almıştı. Erek’in Mısır’da burslu olarak kaldığı bir sürede doğduğu tarihten (1974) 2007’ye kadar geçen zamanı Arapça olarak yazarak oluşturduğu bu cetvelde, her yıl bir santimetre olarak yorumlanmıştı. Dördüncü çalışma ise „Dark Light Dark“ olarak isimlendirilmiş bir LED paneliydi. Sanatçının her santimetreyi bir yıl olarak yorumlamasıyla oluşturduğu deseni kırmızı renkli ince uzun bir LED ekranıyla görselleştirdiği bu çalışma, sürekli olarak akışkan haliyle belki de Erek’in „zaman“ temasına olan yoğunlaşmasını vurguluyordu. Siyaha boyanmış duvarın ön yüzünde yer alan bu dört çalışma soyutlayan bir yaklaşımla, hayatın nasıl dönüştürülebileceği hakkında imgesel değerleri ön plana çıkarmaktaydı. Duvarın dar kısmında yer alan başka bir cetvel „Rular 0 – Now’ sanatçının geliştirmiş olduğu ikinci cetvel modeliydi. Daha önce gerçekleştirdiği arapça yazılı şeffaf okul cetveliyle aynı karaktere sahip olmasına rağmen farklı bir yapıya sahip olan bu cetvel, Erek’in belli sistemlere bağlı bir yaklaşım açısı içinde olduğunu duyumsatıyordu.
Sunumun arka duvarında yer alan çalışmaların çıkış noktası Cevdet Erek’in „SSS” (Shore Scene Soundtrack) isimli sanatçı kitabıydı. BAS (Banu Cennetoğlu) tarafından yayınlamış olan bu nitelikli sanatçı kitabının özgün hali de küçük bir rafın üzerinde sergileniyordu. Erek’in „SSS” (Shore Scene Soundtrack) yerleştirmesi sanatçının bir video çalışmasıyla onun parçası olan siyah renkli bir yer halısından ve ses vericilerinden oluşmaktadır. Videoda yarı karanlık bir mekanda bir figürün iki elini siyah bir halı üzerinde gezdirerek oluşturduğu imgeler gözlemlenirken, ses vericilerinden yükselen müzik, figürün oluşturduğu sesi izleyiciye taşımaktaydi. Sanatçının bir tür performance olarak geliştirdiği bu çalışma, onun en ilginç işlerinden birisi. İzleyici sanatçı kitabını eline aldıktan sonra izlediği video, duyduğu sesler ve bu seslerin çıkarılmış olduğu siyah halı, çözümlenmesi kolay olmayan bir bütünselliği son derece başarılı olarak ortaya koyuyordu. Arka duvarın sağ köşesinde sergilenen A5 boyutlu desenlerin çizgisel karakteriyle birlikte düşünüldüğünde, Cevdet Erek’in farklı parçalardan oluşan, tüm duyum organlarına açık bir “farklı sistemlerle” görsel, işitsel imgeler oluşturduğu duyumsanıyordu.
Cevdet Erek’in bu imgeleri kavramsallaştırıp kavramsallaştıramıyacağı, kendi çalışmalarını kişiliksiz grup sergilerinden koruyup koruyamayacağı, daha önemlisi ilk kişisel sergisini nasıl kuracağı üzerinde durulması gereken sorular/olgular olarak genç sanatçının bundan sonraki çalışmalarını merak etmemizi sağlıyor.